Akaryakıtta Vergi Güvenliğine Yönelik Kanun Teklifi ve Bir Öneri

FARUK TAŞYÜREK, Vergi Müfettişi

Akaryakıtta Vergi Güvenliğine Yönelik Kanun Teklifi ve Bir Öneri

 FARUK TAŞYÜREK

Vergi Müfettişi

erkbilgif@gmail.com


Giriş

16.04.2021 tarih ve 139 sayılı yazı ile TBMM’ye Vergi Usul Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi verildiği bilinmektedir. Söz konusu kanun teklifinde VUK başta olmak üzere 5015 Sayılı Petrol Piyasaları Kanunu 5307 Sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Kanunu ve 5607 Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu gibi bir kısım kanunlarda değişiklik yapılması ve/veya yeni hükümler ihdas edilmesi gibi düzenlemelerin yer aldığı görülmektedir.

Kanun teklifi ve kanun gerekçesi tetkik edildiğinde vergi güvenlik müessesinin işlevselliğine yönelik bir çalışmanın yapıldığı görülmektedir. Bunun yanı sıra konuya ilişkin bir kısım dolaylı vergilerin tahsilinin güvencesi için teminat sistemi, fatura tanzim sürecinin belirlenmesi, kaçakçılık suçuna yönelik düzenlemelere yer verildiği görülmektedir. Bahse konu kanun teklifiyle öngörülen değişiklikleri maddeler eşliğinde aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür.

I. Kanun Teklifinde Yer Alan Maddelerin Özeti

            1. VUK 231. Maddede yer alan 7 günlük sürenin, sektörler ve faaliyet alanlarına malın nevi, miktarı fiyatı gibi bir kısım göstergelere göre kısaltılması, mal veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi gibi zorunluluklar getirmeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınmaktadır. Buna göre daha önceden genel olarak belirlenen 7 günlük sürenin belli durumlar eşliğinde kısaltılması ve fatura tanzim zamanının belirlenmesi konusunda veri idaresi yetkili kılınmaktadır.

            2.Petrol Piyasası Kanununda yer alan bandrol, pul, barkod. hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretleri kullanma zorunluluğu getirilen ürünleri imal veya ithal edenlerden; yeni işe başlayanlarda 10 milyon Türk Lirasına kadar, faaliyeti devam edenlerde 100 milyon Türk Lirasını geçmemek üzere bir önceki hesap dönemine ait brüt satışlar toplamının yüzde 1 'ine kadar, ayrıca bandrol, pul, barkod. hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretler verilmesinden önce bu ürünler nedeniyle hesaplanan özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi tutarının toplamına kadar, doğacak vergilerin tahsil güvenliğini sağlamak amacıyla, teminat almaya, belli veriler ışığında Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınmaktadır. Maddeyle anılan bakanlığa, verginin tahsilinin güvence altına alınması adına yetki verilmektedir.

            3. VUK 355 maddeye eklenecek hüküm ile bir önceki maddeye göre yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere özel usulsüzlük cezası öngörülmektedir. Önerilen ceza 355/1 de yer alan tutarın 10 katından az ve 1 milyon Türk Lirasından fazla olmamak üzere, bir önceki hesap dönemine ait brüt satışlar toplamının binde 3'ü  şeklinde belirlenmektedir.

            4.Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilmediği halde, ÖKC mührünü kaldıran, donanım veya yazılımını değiştiren, kayıt dışılığı önlemek için, kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemlerini bertaraf edenlere 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.

            5.  VUK 367. maddeyeyeni bir fıkra ( 4. fıkra) ihdas edilmektedir. Buna göre Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafındanVUK 359/ç (yeni ihdas edilecek fıkra)maddesi kapsamında tespit yapılmışsa; yürütülen inceleme de inceleme tamamlanmadan, incelemeye başlanmadan tespit yapılmışsa incelemeye başlama beklenmeksizin, Rapor Değerlendirme Komisyonunun mütalaasıyla kamu davası açılması için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirim yapılması istenilmektedir. Bu madde ile suçun işlenmeye devam edilmesinin önlenmesi ve hızlı karar alınmasının amaçlandığı görülmektedir.

6. 5015 Sayılı Bu Kanuna göre dağıtıcı, ihrakiye teslimi ve bayilik lisansları ile Kurum tarafından belirlenen diğer lisans türlerine ilişkin olarak lisans başvurusu, lisans tadili veya lisans süresi uzatılmasına ilişkin taleplerin yerine getirilmesinde mükelleflerin vadesi geçmiş borcunun olmaması aranılmaktadır. Ayrıca idareye takdir yetkisi verilerek, bir kısım yükümlüklere uymayanların lisanslarının iptal edileceği belirtilmektedir.

7.Bayi denetim sisteminin kurulmasında ve uygulanmasında dağıtıcı lisansı sahiplerine hizmet veren otomasyon şirketlerinin yetkilendirilmesi ve müştereken sorumlu tutulmalarına ilişkin düzenleme yapılmaktadır. Bayi denetim sisteminin etkinliğinin artırılması, ilgili hizmeti veren tarafların belirli teknik altyapıya sahip olmalarının garantiye alınması istenilmektedir.

8.Dağıtıcıların,dağıtıcıdan aldığı akaryakıtı başka bir dağıtıcıya tekrar satması yasaklanmaktadır. Diğer bir ifadeyle de dağıtıcılar arasındaki ticarete düzenleme getirilmektedir.

9.Denetim sistemini usulüne uygun olarak kurmak ve uygulamak üzere yetki verilen tüzel kişilere, yükümlülüklerini yerine getirmemeleri hâlinde dağıtıcı lisansı sahibine uygulanan cezanın onda birinin bunlara da uygulanması öngörülmektedir. Burada hem denetimi yapan hem de lisans sahibi cezada muhatap alınmaktadır.

10. VUK 359 kapsamında; muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme veya bu belgeleri kullanma, belgelerin asıl veya suretlerini sahte olarak düzenleme veya bu belgeleri kullanma suçları ile söz konusu madde de bu kanun teklifiyle ihdas edilen (ç) fıkrasında yazılı suçları işlediği tespit edilenler ile dağıtıcılar arası akaryakıt ticareti ile ilgili hükümlere aykırı hareket edenlere, VUK mükerrer 257/8 göre istenilen teminatı vermeyenlere idari yaptırım uygulanmasıöngörülmektedir. Ayrıca kanuna karşı hile veya yalan beyanda bulunulmasından dolayı lisansı iptal edilenlerin tekrar piyasaya girişinin engellenmesine yönelik düzenlemelere yer verilmektedir.

11.Dağıtıcı ve oto gaz bayilik lisansları ile kurum tarafından belirlenen diğer lisans türlerine ilişkin olarak lisans başvurusu, lisans tadili veya lisans süresi uzatılmasına ilişkin taleplerin yerine getirilmesi için 6183 sayılı Kanunun 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcun bulunmaması şarttı aranılmaktadır. Bu alandaki ÖTV ve KDV tutarlarının yüksek olmasından hareketle vergi tahsilatı güvence altına alınmak istenilmektedir.

12. Kanun teklifiyle ihdası öngörülen VUK 257/8 istenilen teminatı vermeyenlerin ilgili piyasa faaliyeti teminat verilinceye kadar durdurulacağı belirtilerek, bu süre içinde söz konusu tesis veya faaliyet için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmeyeceği ifade edilmektedir.

13. Bitkisel yağlar ve bunların atıkları başta olmak üzere birçok üründen akaryakıt yerine kullanılabilecek ürünün üretiminin yapılması, herhangi bir üründen üretilen maddelerin akaryakıt olarak; ikmal edilmesi, satışa arz edilmesi, satılması, bulundurulması, bu özelliğini bilerek ticari amaçla satın alınması, taşınması veya saklanması da kaçakçılık suçları kapsamına dâhil edilmektedir.

II. Değerlendirme

Kanun teklifinde yer alan maddelere bakıldığında vergi güvenlik müessesesinin öncelikli olarak referans alındığı görülmektedir. Bunun yanı sıra usul ve esasa yönelik kanundaki bir kısım boşluklarında doldurulmaya çalışıldığı anlaşılmaktadır.

VUK 367 maddeye ilave edilen fırka ile Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından suça yönelik tespit yapılmışsa incelemeye başlama veya incelemenin tamamlanması süreci beklenmeksizin kamu davasının açılmasına yönelik Cumhuriyet Savcılıklarını bilgilendirme uygulaması getirilmektedir.

Vergi incelemelerinde bir yıllık süre ile altı aylık ilave süreler dikkate alındığında ve diğer komisyon ve yazışma işlemleri göz önünde bulundurulduğunda belirtilen düzenlemenin yerinde olduğu düşünülmektedir.

Yine elektronik cihazlara yapılan müdahaleler sonucunda vergi kayıp ve kaçakçılığına sebebiyet verenlere adli cezanın tanımlanması ve 3 yıldan 5 yıla kadar ceza öngörülmesi caydırıcılık açısından önemli bir etken olacaktır.

Tahsilat oranlarındaki düşüklükler dikkate alındığında ÖTV ve KDV gibi kamu alacağı yüksek olan akaryakıt piyasasına teminat getirilmiş olması; tahsilatın güvence altına alınmasında önemli bir etken oluşturacaktır.

Dağıtım şirketlerinin kendi aralarındaki ticarete sınırlandırma getirilmesi, ilk etapta her ne kadar ticareti engelleyici etken gibi görülse de bu yöntemle vergi kayıp ve kaçakçılığının daha kolay yapılıyor olması; rafineriden alınan petrol ve türevlerinin çok sayıda dağıtıcı arasında el değiştirmesinin takip kısıtlayıcı etkisi de göz önünde bulundurulduğunda bu düzenlemenin de yerinde olduğunu söylemek mümkündür.

III. Öneri

Akaryakıt ürünlerinin bir kısmı nihai tüketiciler tarafından tüketilmekte iken, bir kısmı da üreticiler tarafından üretimde kullanılmaktadır. Nihai tüketicilere satılan ürünler çok sayıda kişiye satılmakta ve tüketim küçük miktarlar şeklinde gerçekleşmektedir. Bu satışlarda genellikle araç Plakaları sisteme işlenmekte ve karşılığında fiş verilmektedir.

Nihai tüketimde bu şekilde olmakla birlikte kimi üretim tesislerinde toplu tüketimler gerçekleşmektedir. Örneğin maden ocaklarında, kum ve çakıl istihsal yerlerinde akaryakıt tüketimi üretim amaçlı olarak yüksek miktarlarda gerçekleşmektedir. Bunlar için satıcılar tarafından fatura tanzimi yapılmakta ancak nihai tüketicideki gibi Plaka girme benzeri güvence oluşturacak işleme rastlanılmamaktadır. Diğer bir ifadeyle de nihai tüketimdeki kadar takip kolaylığı oluşmamaktadır.

Yine kamuoyunda “Silici Operasyonu” olarak bilinen olaya bakıldığında da nihai tüketiciler tarafından tüketilen akaryakıtların maden ve taş ocaklarında tüketilmiş gibi gösterilerek vergi kayıp ve kaçakçılığına sebebiyet verildiği bilinmektedir.

Öte yandan belirtilen operasyonda yer alan basın bilgilerine göre vergi kayıp ve kaçakçılığına neden olanlar elektronik ortamda yapılan takiplere müdahale ederek amaçladıkları sonuca ulaşıldığı görülmektedir. Diğer bir ifadeyle de elektronik denetimin tek başına yeterli olmadığı görülmektedir.

Bu kapsamdaki önerimiz mali idareye tanınacak yetki eşliğinde nihai tüketimlerin (bireysel tüketim) dışındaki akaryakıt satışlarının belli aralıklarla vergi dairelerine bildirilmesi, vergi dairelerinin bu satışların gerçekliğine yönelik yoklama memurları vasıtasıyla kontrol sağlamasıdır.

Konuyu detaylandıracak olursak, akaryakıt bayileri tarafından faturalar eşliğinde satılan yakıtların, aylık veya onbeşgünlük sürelerle bağlı bulunulan vergi dairesine bildirilmesi, belli bir miktar veya tutarı aşan satışların vergi daireleri tarafından, yapılacak yoklama eşliğinde fiilen denetlenmesidir.

Bu önerimizde vergi dairelerine ve yoklama memurlarına ilave iş yükü çıkacağı düşünülebilecektir. Bunun için yoklamalarda risk faktörünün esas alınması yöntemi kullanılabileceği gibi yoklama memurlarının sayısının artırılması da düşünülebilir. Yoklama memurunun sayısındaki artış, istihdama ayrıca katkı sağlayacağı gibi vergi kayıp ve kaçakçılığının azalmasında da önemli bir rol oynayacaktır.

Sonuç olarak elektronik denetimle fiziki denetimin bütünleşmesi halinde akaryakıtta ki vergi kayıp ve kaçakçılığının daha da azalacağı düşünülmektedir.

Kaynakça

- 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu

- 16.04.2021 tarih ve 139 sayılı yazı ile verilen kanun teklif ve gerekçesi

- 5015 Sayılı Petrol Piyasaları Kanunu

- 5307 Sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Kanunu

-  5607 Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu

- 6183 Sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulu Hakkındaki Kanun

-YASAL UYARI