Ba-Bs Bildirimlerine İlişkin Gelir İdaresi Özelgeleri


BA/BS BİLDİRİMLERİNE İLİŞKİN GELİR İDARESİ TARAFINDAN YAYINLANAN ÖZELGELER; 

-İhraç kayıtlı alınan mala ilişkin ÖTV'nin Ba-Bs formuna dahil edilip edilmeyeceği

-Mükellefiyet bilgileri hatalı verilen kişilere yapılan mal-hizmet satımlarının Bs formuna dahil edilip edilmeyeceği.

-Yabancı bayraklı gemilere verilen acentelik hizmetlerinin vergilendirilmesi ve belge düzeni ile Form Ba ve Form Bs'de bildirimi

-Mükellefiyet tesis ettirilmeden ve tescil yapılmadan evvel faaliyete ilişkin satın alınan mallara ait şirket adına düzenlenen faturanın Ba formunda gösterilip gösterilmeyeceği

-KDV indiriminden çıkarılan SMİYB niteliğindeki faturaya ilişkin Form Ba bildiriminde düzeltme yapılıp yapılamayacağı hk.

-Nev’i Değişikliği Yaparak Anonim Şirkete Dönüşen Şirket Adına Devir Tarihinden Sonra Eski Unvana Düzenlenen Faturaların Ba Bildirim Formunda Hangi Unvanla Beyan Edileceği

İŞTE ÖZELGELER; 


T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü

Sayı: 11395140-105[Mük.257-2015/VUK-1-19349]-68394

Tarih: 22.01.2019

Konu: Mükellefiyet bilgileri hatalı verilen kişilere yapılan mal-hizmet satımlarının Bs formuna dahil edilip edilmeyeceği.

İlgi: … tarih ve … evrak kayıt sayılı özelge talep formunuz.

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, mail order yöntemi ile malzeme satımında bulunduğunuz, tarafınıza verilen fatura bilgilerinin ve mail order bilgileri ile vergi kimlik numarasının sahte olduğu, satıma ilişkin herhangi bir tahsilatın gerçekleşmediği, firma bilgilerine de ulaşılamadığından Bs bildirim formunun nasıl verileceği hususunda görüşümüzün bildirilmesi istenilmektedir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148, 149 ve Mükerrer 257'nci maddelerinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 350 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğiyle, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu  (Form Bs)" ile bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.

362 ve 381 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde bu yükümlülüğe ilişkin açıklamalar yapılmış, 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile de söz konusu yükümlülüğün 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerinde yerine getirilmesinde uygulanacak usul ve esaslar ile bildirim hadleri yeniden belirlenmiştir.

396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin (1.2.1) numaralı bölümünde  "bildirim mecburiyeti bulunan mükelleflerce, belirlenen hadler çerçevesinde yapılan her türlü mal ve/veya hizmet alış ve satışları, bunlara ilişkin belgenin türüne (Fatura, irsaliyeli fatura, serbest meslek makbuzu, müstahsil makbuzu, gider pusulası, akaryakıt pompalarına bağlı ödeme kaydedici cihaz fişi, sigorta komisyon gider belgesi ve yolcu bileti gibi) bakılmaksızın Ba-Bs bildirim formlarına dahil edileceği " açıklamaları yer almaktadır.

Ba-Bs formlarının en önemli özelliklerinden biri, bu formların ekonomideki aktörler arasındaki mal ve hizmet hareketlerinin bağlantılarını ortaya çıkartarak, bir mükellefin mal ve hizmet alım/satım zinciri içerisindeki tüm mükellefleri tespit edebilmesidir. Bu itibarla mükelleflerin; Ba-Bs formlarını doldururken Vergi kimlik numarası/T.C kimlik numarası alanlarını doğru bir şekilde yazmaları önemli ve zorunlu bir durumdur.

Bu kapsamda, mail order yöntemiyle mal satışı yapılan firmaya ait bilgilerin gerçekleri yansıtmadığının adli ve idari makamlar tarafından düzenlenen belgelerle tevsik edilmesi kaydıyla, tarafınızca düzenlenen söz konusu faturanın üzerinde yer alan bilgiler dikkate alınarak, ilgili diğer alanlar ile "Soyadı/Adı veya Unvanı" alanının doldurulması  "Vergi kimlik numarası / T.C kimlik numarası" alanının ise boş bırakılarak form Bs bildiriminde bulunulması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.


***

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

MÜKELLEF HİZMETLERİ USUL GRUP MÜDÜRLÜĞÜ

Sayı: 11395140-105[229-2015/VUK-1-19283]-167075

Tarih:22.02.2019

Konu: Yabancı bayraklı gemilere verilen acentelik hizmetlerinin vergilendirilmesi ve belge düzeni ile Form Ba ve Form Bs'de bildirimi

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; şirketinizin yabancı bayraklı gemilere acentelik hizmeti veren firma olduğunu, gemilerin bazı ihtiyaçlarını yurt dışından sipariş vermek ve ödemelerini yapmak suretiyle kendi firmalarının havalimanı gümrüğüne getirttiğini, sipariş edilen malların faturasının geminin bağlı bulunduğu firma adına düzenlendiğini, faturaya geminin ismi ve acente olarak şirketinizin unvanının yazıldığı, gemiler Türk karasularına girdiğinde geminin bağlı bulunduğu firmanın tarafınıza bilgi vererek malın gümrükten çekilip gemiye teslim edilmesini talep ettiğini, firmanızın malı gümrükten çekmek ve teslim etmek için yaptığı masrafları üstlendiğini, bu masrafları ve acentelik komisyon hizmetini faturalandırdığını, alıcı firma olarak gümrük beyannamesinde acentenizin gözüktüğünü belirterek, gümrük beyannamesindeki gelir vergisi matrahı ya da KDV matrahı tutarlarının firma adına "BA formu"nda beyan edilmesinin gerekip gerekmediği hususlarında görüş talep etmektesiniz.

GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde kurumlar vergisinin, Kanunun 1 inci maddesinde yazılı mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca safi kurum kazancının tespit edilmesinde Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi yanında Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderleri indirim konusu yapılabilecektir.

 

Gelir Vergisi Kanununun bilanço usulüne göre ticari kazancın tespiti ile ilgili 38 inci maddesinde ise; "Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:

1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;

2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.

Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunu'nun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur." hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, kurumunuz tarafından yabancı bayraklı gemiler için Türk karasuları içerisinde gemi sahibi adına yapılan harcamaların, esas itibariyle öz sermayenizde gerçek bir artışa neden olmaması ve yabancı ulaştırma kurumunun kazancının tespitinde dikkate alınacak olması nedeniyle kurumunuz kazancıyla ilişkilendirilmeksizin takip edilmesi gerekmektedir. Öte yandan, söz konusu hizmetler karşılığı kurumunuza ödenen komisyonların ise kurum kazancına dahil edilerek beyan edileceği tabiidir.

VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN

213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Faturanın Tarifi" başlıklı 229 uncu maddesinde; "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.",

Aynı Kanunun "Fatura Nizamı" başlıklı 231 inci maddesinin 5 no'lu fıkrasında; "Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir, bu süre içinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.",

Kanunun "Fatura Kullanma Mecburiyeti" başlıklı 232 nci maddesinde; "Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler;

1-Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara,

2-Serbest meslek erbabına,

3-Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara,

4-Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere,

5- Vergiden muaf esnafa,

Sattıkları emtia veya yaptırdıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler." hükümleri yer almaktadır.

Bununla birlikte, Kanunun 148, 149 ve mükerrer 257 nci maddelerinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak, 350 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğiyle, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirmeleri yükümlülüğü getirilmiş, 362 ve 381 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleriyle de bu yükümlülüğe ilişkin açıklamalar yapılmıştır. Söz konusu yükümlülüğün 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerinde yerine getirilmesinde uygulanacak usul ve esaslar ile bildirim hadleri 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde açıklanmıştır.

Aynı Tebliğin 1.2 Bildirime Konu Alış/Satışlar ve Hadler kısmında; 1.2.1. "Bildirim mecburiyeti bulunan mükelleflerce, belirlenen hadler çerçevesinde yapılan her türlü mal ve/veya hizmet alış ve satışları, bunlara ilişkin belgenin türüne (Fatura, irsaliyeli fatura, serbest meslek makbuzu, müstahsil makbuzu, gider pusulası, akaryakıt pompalarına bağlı ödeme kaydedici cihaz fişi, sigorta komisyon gider belgesi ve yolcu bileti gibi) bakılmaksızın Ba-Bs bildirim formlarına dahil edilecektir.

1.2.2. Mükelleflerin 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerine ilişkin mal ve/veya hizmet alışları ile mal ve /veya hizmet satışlarına uygulanacak had 5.000 TL olarak yeniden belirlenmiştir. Buna göre bir kişi veya kurumdan katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet alışları, 'Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)' ile; bir kişi veya kuruma katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet satışları ise 'Mal ve Hizmet Satışlarına ilişkin Bildirim Formu (Form Bs)'nun Tablo II alanında bildirilecektir." açıklamaları yer almaktadır.

Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; yabancı bayraklı gemilere verdiğiniz acentelik hizmetine istinaden, hizmet bedeli üzerinden hizmetin verildiği tarihten itibaren azami (7) yedi gün içerisinde fatura düzenlemeniz gerekmektedir.

Acenteliğini yaptığınız yabancı bayraklı gemilere liman işletmesi tarafından verilen hizmetler nedeniyle şirketinizce üstlenilen masraflara ilişkin faturaların şirketiniz adına düzenlenmesi halinde masrafların aktarımı amacıyla acenteliğini yaptığınız gemi ya da yük sahibine adına fatura düzenlemeniz mümkün bulunmaktadır.

Öte yandan şirketiniz adına düzenlenen belgelerin 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslara göre Ba bildirim formu ile bildirileceği, şirketinizce düzenlenen belgelerin söz konusu Tebliğde belirlenen haddi aşması halinde Bs bildirim formu ile bildirileceği tabiidir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim. 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.


***

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü

 

Sayı: 11395140-105[MÜK257-2015/VUK1-19321]-71910

Tarih: 23.01.2019

Konu: Mükellefiyet tesis ettirilmeden ve tescil yapılmadan evvel faaliyete ilişkin satın alınan mallara ait şirket adına düzenlenen faturanın Ba formunda gösterilip gösterilmeyeceği

 

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda; firmanızın kuruluş işlemlerinin 27/05/20.. tarihinde başladığı,  ticaret siciline tescil tarihi ile mükellefiyet tescil tarihinin 01/06/20.. olduğu, kuruluş işlemleri ile beraber kuruluş gideri ve emtia alımları nedeniyle 27-30 Mayıs tarihleri arasında şirket adına faturalar düzenlendiği, bu faturalar arasında 5.000 TL ve üzeri tutarlarında alımlarınızın bulunduğu (satıcı firmanın Mayıs dönemi Bs formuna ilgili satışlarını dahil ettiği) belirtilerek, söz konusu alımlarınızın Ba formunda ne şekilde yapılacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

            3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1'inci maddesinin 1'inci fıkrasına göre Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerinin katma değer vergisine tabidir.

 

            Aynı Kanun'un 29'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergilerini indirebilecekleri, 3'üncü fıkrasında ise indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği hüküm altına alınmıştır. 

 

            Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Vergi Kanunlarının Uygulanması ve İspat" başlıklı 3'üncü maddesinin "İspat" başlıklı (B) bölümünde; Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu,

 

            "Vergiyi Doğuran Olay" başlıklı 19'uncu maddesinde; Vergi alacağının vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı,

 

            hükme bağlanmıştır.   

 

            Mezkur Kanunun 174 üncü maddesinde, defterlerin hesap dönemi itibariyle tutulacağı, kayıtların her hesap döneminde kapatılacağı ve ertesi dönem başında yeniden açılacağı, hesap döneminin normal olarak takvim yılı olduğu hükmü mevcuttur.

 

            Aynı Kanun'un 219 uncu maddesi hükmüne göre ise muamelelerin defterlere zamanında kaydedilmesi gerekmektedir.

 

            Muamelelerin işin hacmine ve icabına uygun olarak muhasebenin intizam ve vuzuhunu bozmayacak bir zaman zarfında kaydedilmesi şart olup, bu gibi kayıtların on günden fazla geciktirilmesi caiz değildir.

 

            Kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro gibi yetkili amirlerin imza ve parafını taşıyan mazbut vesikalara dayanarak yürüten müesseselerde, muamelelerin bunlara işlenmesi, deftere işlenmesi hükmündedir. Ancak bu kayıtlar, muamelelerin esas defterlere 45 günden daha geç intikal ettirilmesine cevaz vermez.

 

            Aynı Kanunun 148, 149 ve mükerrer 257'nci maddelerinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak, 350 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirmeleri yükümlülüğü getirilmiş, 362 ve 381 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleriyle bu yükümlülüğe ilişkin açıklamalar yapılmış, 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile de sözkonusu yükümlülüğün 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerinde yerine getirilmesinde uygulanacak usul ve esaslar ile bildirim hadleri yeniden belirlenmiştir.

 

            396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde mükelleflerin 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerine ilişkin mal ve/veya hizmet alışları ile mal ve/veya hizmet satışlarına uygulanacak had ve usuller yeniden belirlenmiş olup, bir kişi veya kurumdan katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet alışlarının, "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; birkişi veya kuruma katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet satışlarının ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs) ile bildirileceği, mükelleflerin söz konusu bildirim formlarını mal ve/veya hizmet alış/satışlarının aylık dönemler itibariyle bildirmesi gerektiği, mal ve/veya hizmet alış/satışlarının bildirilecekleri aylık dönemlerin, bunlara ilişkin belgelerin düzenlenme tarihi dikkate alınarak belirleneceği açıklanmıştır.

 

            Ayrıca, Ba-Bs formlarının en önemli özelliklerinden biri de, bu formların ekonomideki aktörler arasındaki mal ve hizmet hareketlerini izlemek ve kontrol etmek imkanı sağlamasıdır. Bu yolla bir mükellefin mal ve hizmet alım/satım zinciri içerisindeki tüm mükellefler tespit edilebilmektedir. 

 

            Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, 

 

            Katma Değer Vergisi Kanunu'nda vergi indirim hakkından yararlanılabilmesi için faaliyetle ilgili mal ve hizmet alımlarının mükellefiyet tesis ettirilmesinden önce veya sonra yapılması gibi bir düzenleme bulunmadığından, mükellefiyet tesisinden önce satın alınan mal ve hizmetler ile diğer giderlere ait olan belgelerin, işe başlanılmasını müteakip Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca öngörülen sürede yasal defterlere kaydedilmesi ve vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmaması şartıyla, söz konusu belgelerde yer alan katma değer vergisi tutarlarının genel esaslar çerçevesinde indirim konusu yapılabilmesi, 

 

            Mal ve hizmet alımlarının Ba Formunda bildirilmesinde, belge düzenlenme tarihinin dikkate alınması esas olmakla beraber satın alınan emtia ve demirbaşlara ait firmanız adına düzenlenen faturaların düzenlenme tarihinin şirketinizin tescil tarihinden önce olması nedeni ile bahse konu alış faturasının Ba formunda bildirilmesi mümkün bulunmamaktadır. 

 

             Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

(*)   Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)  İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.


***

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

GAZİANTEP VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Usul Müdürlüğü

Sayı: 72788441-105-7317

Tarih: 28.01.2019

Konu: KDV indiriminden çıkarılan SMİYB niteliğindeki faturaya ilişkin Form Ba bildiriminde düzeltme yapılıp yapılamayacağı hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eklerinin incelenmesinden; "Mükellefiyetinizin bağlı olduğu … Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Katma Değer Vergisi Uygulama Genel Tebliğin "IV/E" bölümünün (3.5.) ve (4.5.) numaralı maddelerine istinaden şirketiniz hakkında sahte belge veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmaya ilişkin tespit yapıldığı, söz konusu işlemin 2014/08 döneminde almış olduğu mala ilişkin olduğu ve düzenlenen faturaya ait tutarın şirketin kredi kartıyla ödendiği, ilgili Tebliğe göre faturada yer alan KDV'yi indiriminden çıkararak ilgili dönem KDV beyannamesini düzelttiği, ancak bu duruma ilişkin Form Ba bildiriminde düzeltme yapılıp yapılmayacağı" hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmıştır.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 29/1 inci maddesinin (a) bendinde; "Mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri, …", aynı Kanunun 34/1 inci maddesinde; "Yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisi, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği" belirtilmektedir.

213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesinin (b) bendinde; "Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, ancak vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu" hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanunun 227 nci maddesinde; bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburi olduğu, 229-242 nci maddelerinde de bu Kanuna göre düzenlenmesi ve alınması gereken vesikalara ait hükümlerine yer verilmiştir. 

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148, 149 ve mükerrer 257 nci maddelerinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirimleri verme yükümlülüğüne yönelik uyulacak usul ve esaslar sırasıyla 350, 362 ve 381 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile duyurulmuştur.

Söz konusu yükümlülüğün 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerinde yerine getirilmesinde uyulacak usul ve esaslar ile bildirim hadleri 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğ ile yeniden belirlenmiştir.

Buna göre, 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğ'in; 

(1.2.1.) numaralı maddesinde, "bildirim mecburiyeti bulunan mükelleflerce yapılan her türlü mal ve/veya hizmet alış ve satışları, bunlara ilişkin belgenin türüne bakılmaksızın (Fatura, irsaliyeli fatura, serbest meslek makbuzu, müstahsil makbuzu, gider pusulası, akaryakıt pompalarına bağlı ödeme kaydedici cihaz fişi ve yolcu bileti gibi) Form Ba ve Form Bs bildirimine dâhil edilecektir.",

(1.2.2.) numaralı maddesinde, "mükelleflerin 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerine ilişkin mal ve/veya hizmet alışları ile mal ve/veya hizmet satışlarına uygulanacak had 5.000 TL olarak yeniden belirlenmiştir. Buna göre bir kişi veya kurumdan katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet alışları "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile bir kişi veya kurumdan katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet satışları "Mal ve Hizmet Satımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)"nun Tablo II alanında bildirilecektir.", 

(2.1.) numaralı maddesinde, "yükümlülük kapsamındaki mükelleflerin mal ve/veya hizmet alış/satışlarının aylık dönemler itibariyle bildirilmesi gerekmektedir. Mal ve/veya hizmet alış/satışlarının bildirilecekleri aylık dönemler, bunlara ilişkin belgelerin düzenlenme tarihi dikkate alınarak belirlenir.",

(2.2.1.) numaralı maddesinde, "mükellefler söz konusu bildirim formlarını, aylık dönemler halinde düzenlemek ve takip eden ayın birinci gününden itibaren son günü akşamı saat 24:00'e kadar sistem üzerinden onaylamak suretiyle göndermekle yükümlüdürler.",

(4.1.) numaralı maddesinde, "bildirim formlarını bu Tebliğde belirlenen süreler içinde vermeyen, eksik veya yanıltıcı bildirimde bulunan mükellefler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesi hükmü uyarınca cezai işlem uygulanacaktır. Söz konusu cezai işlemin uygulamasında, Ba ve Bs bildirim formları tek bir form olarak değerlendirilecek ve tek özel usulsüzlük cezası kesilecektir.",

(4.2.1.) numaralı maddesinde, "mükellefler elektronik ortamda gönderip onayladıktan sonra, bildirimlerinde hata veya eksiklik bulunduğunu tespit etmeleri halinde, bunları yeniden düzenleyerek göndermek suretiyle düzeltme yapabilirler. Ba ve Bs bildirim formlarından herhangi birinde hata yapıldığının belirlenmesi halinde, sadece hata yapılan bildirim formunun düzeltilerek gönderilmesi gerekmektedir.",

(4.2.2.) numaralı maddesinde, "düzeltme işlemlerinde, hatalı veya eksik olarak düzenlenmiş bulunan bildirim formları tamamen iptal edilmekte ve düzeltmeleri içerecek şekilde düzenlenerek verilen bildirim formu geçerli kabul edilmektedir. Dolayısıyla, düzeltme amacıyla düzenlenen bildirim formlarının, daha önce bildirimde bulunulmamış gibi tüm alış-satış bilgilerini içerecek şekilde doldurulması gerekmektedir.",

(4.2.3.) numaralı maddesinde, "bildirimlerin verilme süresi içerisinde yapılan düzeltmelerde herhangi bir ceza uygulanmayacak olup, bu süre geçtikten sonra yapılan düzeltmelerde ise, düzeltilen her bir form için ayrı ayrı olmak üzere Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesi hükmü uyarınca işlem yapılacaktır."

şeklinde belirtilmiştir.

Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar göre; mükellefler, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilmeleri için, öncelikle bahsi geçen belgelerin gerçeği yansıtması ve kanuni defterlere kaydedilmesi gerekmektedir. Bu durumda haklarında sahte belge veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge (SMİYB) düzenleme veya kullanma tespiti bulunan mükellefler, yasal defter ve belgelerine kaydettiği mal ve/veya hizmet alışına ilişkin düzenlenen faturanın KDV tutarını ilgili dönem KDV beyannamesinden tenzil etmek suretiyle KDV beyannamesini düzeltmeleri halinde, söz konusu faturaya ait tutarın ilgili dönem Form Ba bildiriminden de çıkarılarak, bildirim formunun ilgili Genel Tebliğde belirlenen usul ve esaslara göre düzeltilmesi gerekmektedir.

Bilgi edinilmesi rica ederim.

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.


***


T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü

Sayı: 27575268-105[Mük.257-2016-134]-20412

Tarih: 15.01.2019

Konu: Nev’i Değişikliği Yaparak Anonim Şirkete Dönüşen Şirket Adına Devir Tarihinden Sonra Eski Unvana Düzenlenen Faturaların Ba Bildirim Formunda Hangi Unvanla Beyan Edileceği

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, e-fatura ve e-defter kapsamında olan şirketinizin 31/03/201. tarihi itibariyle nev'i değişikliği yaparak limited şirketten anonim şirkete dönüştüğü ve aynı tarih itibariyle limited şirketin kapatılarak anonim şirket açılışının yapıldığı, resmi prosedürden dolayı Ticaret Sicil Gazetesinde ilana alınmasının yaklaşık bir hafta sürdüğü, bu süreçte e-fatura sisteminden gelen faturaların limited şirket unvanı ve vergi numarası ile düzenlendiğinin anlaşıldığı belirtilerek, eski unvan ve vergi numarası ile kesilen faturaların anonim şirket adına kullanılıp kullanılamayacağı ile Ba bildirim formunda nasıl beyan edileceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148, 149 ve mükerrer 257'nci maddelerinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak, 350 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğiyle, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirmeleri yükümlülüğü getirilmiş, 362 ve 381 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleriyle bu yükümlülüğe ilişkin açıklamalar yapılmış, 396 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile de söz konusu yükümlülüğün 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerinde yerine getirilmesinde uygulanacak usul ve esaslar ile bildirim hadleri yeniden belirlenmiştir.

396 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin (2.2.5) numaralı bendinde; "5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun;

 

-18'inci maddesi uyarınca gerçekleştirilen birleşmelerde, münfesih kurumun birleşmenin gerçekleştiği döneme ilişkin bildirimleri bunlar adına, birleşilen kurum veya 3568 sayılı Kanuna istinaden yetki almış meslek mensupları tarafından,

 

-19'uncu maddesi uyarınca yapılan devirlerde, münfesih kurumun devrin gerçekleştiği döneme ilişkin bildirimleri bunlar adına, devir alan kurum veya 3568 sayılı Kanuna istinaden yetki almış meslek mensupları tarafından,

 

-19'uncu maddesi uyarınca gerçekleştirilen tam bölünmelerde, münfesih kurumun bölünmenin gerçekleştiği döneme ilişkin bildirimleri bunlar adına, münfesih kurumun varlıklarını devralan kurumlardan müteselsil sorumluluk kapsamında herhangi biri veya 3568 sayılı Kanuna istinaden yetki almış meslek mensupları tarafından, 

 

takip eden ayın son günü akşamına kadar verilmesi gerekmektedir." açıklamalarına yer verilmiştir.

 

Aynı Tebliğin (2.2.2) numaralı bendinde ise; "Mükellefiyetin terki halinde bildirim formları, işin bırakıldığı tarihi izleyen ayın son günü akşamına kadar verilmek zorundadır. Bu bildirimler, kullanıcı kodu, parola ve şifre almış mükelleflerce veya 3568 sayılı Kanuna istinaden yetki almış meslek mensuplarınca verilecektir." ifadesine yer verilmiştir.

 

Bu itibarla, nevi değişikliği yaparak limited şirketten anonim şirkete dönüşen firmanızın devrin gerçekleştiği tarihe kadar olan 2016/Mart dönemine ait Ba-Bs bildirimlerinin limited şirket unvanı ve vergi kimlik numarası ile devrin gerçekleştiği tarihten ay sonuna kadar olan 2016/Mart dönemine ait Ba-Bs bildirimlerinin ise anonim şirket unvanı ve vergi kimlik numarasıyla takip eden ayın son günü akşamına kadar verilmesi gerekmektedir.

 

Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 242'nci maddesinin 2'nci fıkrasının 5766 sayılı Kanunun 17'nci maddesiyle değiştirilen 5'inci paragrafı uyarınca; Maliye Bakanlığı'nın, elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, kaydedilmesi, iletilmesi, muhafaza ve ibrazı ile defter ve belgelerin elektronik ortamda tutulması ve düzenlenmesi uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiş ve aynı Kanunun mükerrer 257'nci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde de Maliye Bakanlığı'nın, tutulması ve düzenlenmesi zorunlu defter, kayıt ve belgelerin mikro film, mikro fiş veya elektronik bilgi ve kayıt araçlarıyla yapılması veya bu kayıt ortamlarında saklanması hususunda izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, bu konuda uygulama usul ve esaslarını belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.

 

Maliye Bakanlığına tanınan bu yetkiler çerçevesinde yaygın olarak kullanılan belgelerden biri olan "faturanın" elektronik belge olarak düzenlenmesi, elektronik ortamda iletilmesi, muhafaza ve ibraz edilmesine ilişkin usul ve esaslara yönelik olarak 397, 416, 421, 424, 433, 447 ve 448 sıra no'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile düzenlemeler yapılmıştır.

 

397 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin "Mali Mühür" başlıklı 7'nci bölümünde tüzel kişilerin ve diğer kurumların herhangi bir nedenle unvanlarının değişmesi halinde, eski unvanı barındıran sertifikaları geçerliliğini kaybedeceğinden, unvan değişikliğini izleyen 15 gün içerisinde yeni unvanına uygun sertifika başvurusu yapılmasının gerektiği belirtilmiştir.

 

Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 180'inci maddesinde ise, bir şirketin hukuki şeklini değiştirebileceği ve yeni türe dönüştürülen şirketin eski şirketin devamı niteliğinde olduğu, 181'inci maddesinde ise bir sermaye şirketinin başka türde bir sermaye şirketine dönüşmesinin geçerli türde değişiklik olduğu belirtilmiştir.

 

Buna göre nev'i değişikliği yapan mükelleflerin mali mühür için limited şirket adına başvuru yapması ve mali mühür açısından eski unvanın geçerliliği sona ermiş olması nedeniyle unvan değişikliğini (nev'i değişikliğini) izleyen 15 gün içerisinde yeni unvana uygun sertifika (Mali Mühür) başvurusu yapması ve nev'i değişikliğine ilişkin ticaret sicil gazetesi fotokopisi ve durumu açıklayan bir dilekçe ile posta yoluyla Başkanlığımıza ulaştırması gerekmektedir. Yeni mali mühür temin edilene kadar e-fatura ve e-defter uygulamasından eski unvana ilişkin olarak düzenlenen mali mührün kullanılması ve bu süre içinde düzenlenen e-faturalarda yeni unvan ve vergi kimlik numarası bilgilerine faturanın açıklama alanında yer verilmesi imkanı bulunmaktadır.

 

Diğer taraftan bu süre zarfında gönderici tarafından unvan (nev'i değişikliği) değişikliği yapmış firmaya kesilecek fatura, firmanın henüz yeni mali mühür temin etmemiş ve yeni unvanla (nev'i değişikliği ile) e-fatura sistemine dahil olmaması nedeniyle, teknik olarak alıcıya yeni unvan ve vergi kimlik numarası ile e-fatura düzenlenebilme imkanı bulunmadığı tabiidir.

 

Ayrıca nev'i değişikliğinin gerçekleştiği tarihten sonra, eski unvana düzenlenen e-faturalar ile eski unvana ait mali mühür kullanılarak şirket tarafından düzenlenen e-faturaların, yeni unvana ait e-deftere işlenmesi gerekmektedir.

 

Yukarıda yer alan açıklamalar çerçevesinde, 31/03/201. tarihinde nev'i değişikliği yaparak limited şirketten anonim şirkete dönüşen firmanızca ilgili ayda yapılan alış işlemlerine ilişkin olarak, nev'i değişikliğinin gerçekleştiği tarihe kadar düzenlenen elektronik faturaların limited şirketin unvanı ve vergi kimlik numarası yazılarak, nev'i değişikliğinin gerçekleştiği tarihten sonra düzenlenen elektronik faturaların ise anonim şirketin unvanı ve vergi kimlik numarası yazılarak ilgili döneme ait Ba bildirim formuna dahil edilmesi gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.