Küresel Isınma, İklim Değişikliği, Gıda İsrafı...

Ali Rıza DEĞER YÖNETİM DANIŞMANI

KÜRESEL ISINMA / İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ / GIDA İSRAFI…

Merhaba Sevgili Dostlarım,

Resmi kaynaklardan takip ettiğimiz kadarıyla, 01 Ekim 2021 tarihindeki Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışında, 1 no’lu gündem maddesi olarak; “
Paris Anlaşması’nın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi” Meclis Başkanlığı’na sunuldu. Kanun Teklifi; TBMM Başkanlığınca işleme alındıktan sonra, Dışişleri Komisyonu'na havale edildi. Söz konusu Kanun Teklifi’nin; gelecek hafta, Komisyon ve Genel Kurul süreçlerini tamamlayarak yasalaşması bekleniyor! (Kanun 07 / 10 / 2021 de yasalaştı!)

Yukarıdaki girişi, konunun ülkemiz açısından önemini vurgulamak için yapmak istedim!..

Küresel Isınma ve İklim Değişikliği ve de bunların nedenleri arasında en başta gelen Gıda İsrafı, özellikle sosyal hayatımızda ve iş dünyamızda, öncelik sırasını hızla yükseltmekte…

Bu konuda tarihsel geçmişe kısa bir göz atacak olursak, ilk planda 1980 öncelerine dayanan

“Küresel Isınma ve İklim Değişikliği”; geçmişi daha öncelere dayansa da, 1992 da Rio Zirvesi sonrasında 1994 de yürürlüğe giren “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi” ile dünyanın gündemine gelmiş ve halen gündemdeki öncelikli yerini korumaktadır.

Ülkemiz, bu sözleşmeye 21.10.2003 tarihli ve 25266 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 16.10.2003 Tarihli ve 4990 Sayılı kanun ile “uygun bulma suretiyle” 24 Mayıs 2004 de 189. Ülke olarak katılmıştır.

Sözleşme kapsamında; gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler sera gazı salınımını azaltmak, gelişmiş ülkelerde bu konuda diğer ülkelere mali destek sağlamakla yükümlü...

Daha sonra Japonya’da imzalanan “Kyoto Protokolü” 1997 yılında kabul edilmiş ve 2005 yılında yürürlüğe girmiştir.

“BM İklim Değişikliği Sözleşmesi” sanayileşmiş ülkelerin sera gazı salınımlarını azaltmaları yönünde bağlayıcı olmayan bir yükümlülük tanımlamışken, “Kyoto Protokolü” sanayileşmiş ülkelere bağlayıcı, sera gazı emisyonunu sınırlama ve azaltma yükümlülükleri getirmiştir.
2020 yılına kadar olan zamanı kapsayan Kyoto Protokolü’nün, tüm ülkelerin onayına ve uygulamasına hazır hale getirilmesi için, gerekli ayrıntılı uygulama kuralları 2001 yılında Marakeş/Fas’ta gerçekleştirilen “Marakeş Uzlaşması”nda kabul edilmiştir.
 

1999 da BM Genel Sekreteri Kofi Annan önderliğinde iş dünyasına yansıyan ve 2001-2002 de Indianapolis deki Uluslararası Konvansiyonuna bizzat katıldığım BM Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) ve “Kurumsal Sosyal Sorumluluk İlkeleri Toplantıları”, daha mutlu bir gelecek için iş dünyasına ışık tutuyordu!..

Paris Anlaşması, temel olarak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne dayanmaktadır ve Kyoto Protokolü’nün sona erme tarihi olan 2020 sonrası iklim değişikliği rejimini, 2030 yılına kadar düzenlemeyi amaçlamaktadır!..


Anlaşma, iklim krizinin yükselttiği; susuzluk, açlık, göç ve yoksulluğun ortadan kaldırılması bağlamında, BM İklim Değişikliği Sözleşmesinin uygulamasını geliştirmeyi hedeflemektedir!

Bu konuda UNDP + TÜSİAD + TURKONFED işbirliği ile oluşturulan “Hedeflerle İş Dünyası Platformu” yayınladığı bildiri ile çalışma hayatı açısından konunun önemini şöyle vurguluyor!
“Ülkemiz, Paris Anlaşmasına yönelik olarak ulusal katkı niyetini, 30 Eylül 2015 tarihinde Paris Sözleşme Sekretaryasına sunmuştur. Türkiye’nin ulusal katkı niyet mektubunda, sera gazı emisyonlarının referans senaryoya göre; önce 2030 yılında kadar %20, sonra 2050 yılına kadar da % 0 oranına, azaltılması öngörülmüştür.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de iklim krizinin yol açtığı tehlikelerin sayısı giderek
artmaktadır. İklim değişiklinin sonuçları ile üretim ve tüketim süreci, insan ve çevre odaklı yeni bir ekonomik sisteme dönüşmektedir.

Yeni sistemin öngördüğü yeşil dönüşüm ile daha sürdürülebilir ve verimli bir geleceğin temelleri atılmaktadır. Bu gelecekte Türkiye’nin üzerine düşen sorumluluğu almış olması, serbest ticaretin devamlılığı ve ekonomik büyüme açısından çok büyük önem taşımaktadır.
İş dünyasını geleceğin ekonomisine hazırlamayı hedefleyen ve bu doğrultuda çalışmalar yürüten “Hedefler için İş Dünyası Platformu” olarak, ülkemizin “Paris Anlaşması”nı onaylamasının yeşil dönüşüm hedefinde hayati bir adım olduğunun farkındayız. 

İklim krizi ile mücadele; sivil toplum kuruluşları, kamu, üniversite ve özel sektör iş birliğinin, ortak çabasını gerektirmektedir. Hedefler için İş Dünyası Platformu olarak, iş dünyasının iklim değişikliği ile mücadelesini güçlendirmeyi ve katkısını artırmayı, özellikle hedefliyor ve Paris Anlaşması’nın öngördüğü düzenlemeler ile özel sektörün bu mücadelede atacağı adımların önemli olduğunu vurguluyoruz.

Bu kapsamda, Avrupa Yeşil Mutabakatının da uygulanmasıyla sadece ülke olarak değil, küresel ölçekte ve gelecek nesillerin de katılacağı bir mücadelede yer almanın çok değerli olduğuna inanıyoruz!”


Neticede Paris Anlaşması ile tüm Dünya Ülkelerinin, sera gazı salınımını azaltma ve küresel sıcaklık artışının 2 derecenin altında tutulması konusunda, planlarını uygulamaya koyması gerekeceği ve de bu kapsamda fosil yakıtların yanması sonucu oluşan karbondioksit gazının da azaltılması hedefleniyor.

Anlaşmanın uygulanabilmesi için de; tüm ulusal düzeydeki planların 5 yılda bir gözden geçirilerek, 100 Milyar USD destek aktarılacağı belirtiliyor.

Afet ve felaketleri büyük ölçüde önleyebilmek için de; Küresel Isınmaya ve İklim Değişikliğine, dolayısıyla Sera Gazı Emisyonuna, Su Ayak İzine ve Karbon Ayak İzine dikkat etmek gerekiyor!
Paris Anlaşması ile de özellikle iş dünyasına ve topluma; Siz bunlara dikkat edin, hedeflerinizi belirleyin ve uygulamaya geçin, bizde size uluslararası işbirliği ile katkıda bulunalım deniyor. Bu kapsamda da İSO, ücretsiz “Karbon Ayak İzi” ölçme hizmeti veriyor! Aklınızda olsun!
😊
Diğer yandan “Gıda İsrafının Önlenmesi Projeleri” de, küresel ısınmaya ve açlıkla mücadeleye çok büyük pozitif katkı olarak, Uluslararası Fonlardan çok ciddi ölçüde yatırım desteği alıyor!..

Geçtiğimiz Eylül ayında Webrazzi de Sn. Gözde Ulukan imzasıyla yayınlanan “Yemek Paylaşım Uygulaması OLIO, 43 Milyon Dolar yatırım aldı.” Başlıklı haberde yer alan;

“Londra merkezli yemek paylaşım uygulaması OLIO, VNV Global'ın liderliği üstlendiği B Serisi yatırım turunda 43 milyon dolar yatırım aldı. Tura Avito, Lugard Road Capital / Luxor, Accel, Octopus Ventures, Rubio, Jason Stockwood, Lord Waheed Alli ve DX Ventures da katıldı.

Şirket, aldığı yeni yatırımı uluslararası genişleme planlarını hızlandırmayı, gıda işletmeleri ve restoranlar arasında “Sıfır Gıda İsrafı” nı oluşturmak, israfın çevresel etkilerini ve karbon emisyonlarını azaltmak için hayata geçirdiği kurumsal programını daha da geliştirmek istiyor.
2015 yılında Saasha Celestial-One ve Tessa Clarke tarafından hayata geçirilen OLIO, komşuları birbirine bağlayan ücretsiz bir uygulama olarak faaliyet gösteriyor ve platform fazla yiyeceklerin çöpe atılmasının önüne geçerek yiyecek israfını önlüyor.

Zira yiyecekler benzer lokasyondaki kişiler arasında paylaştırılabiliyor. Platformun konum tabanlı uygulaması ve web sitesi, insanların aynı mahalledeki diğer insanlarla paylaşılmak üzere fazla gıda maddelerinin bir fotoğrafını listelemeleri ve yayınlamalarına olanak tanıyor.

Şirket, sadece kişileri odağına almıyor, market zincirleri ve restoranlarla da ortaklıklar kuruyor. Bu kapsamda İngiltere'nin en büyük market zincirlerinden Tesco'nun geçen yıl platforma 2 bin 700 mağazasını entegre ettiğini belirtelim. Tesco böylelikle son kullanma tarihi yaklaşan fazla gıdayı OLIO'nun ağı aracılığıyla ihtiyaç sahiplerini dağıtmış oldu.

OLIO'nun bu iş birliği ile Food Waste Heroes programı hayata geçirildi. Bu programın 30 binden fazla katılımcısı bulunuyor. Bu kapsamda Pret A Manger, Compass Catering, Costa Coffee ve Elior gibi işletmelerde satılmayan veya servis edilmeyen yiyecekler toplanıyor ve yeniden dağıtılıyor.

OLIO, şu anda 25 milyon porsiyon yiyecek paylaşım hacmine sahip. Platformun beş milyondan fazla kullanıcısı bulunuyor ve şirket, uygulamaya eklenen tüm yiyeceklerin yarısının, eklendikten sonra yaklaşık 21 dakika içinde talep gördüğünü söylüyor.”

Şekindeki açıklamaların, konunun önemi açısından yeterli olacağı düşüncesindeyim!..
Daha mutlu bir gelecek için, her konuda; buna benzer projelerin hayata geçmesi dileğiyle...

Sevgi ve saygılarımla

ALİ RIZA DEĞER