Maliye uzlaşma müessesesini fiilen kaldırdı!

Erdoğan SAĞLAM Yeminli mali müşavir


Maliye uzlaşma müessesesini fiilen kaldırdı!

Mehmet Şimşek’in uzun zamandır uzlaşma müessesine inanmadığını, kaldırmak istediğini düşünüyorum. Tüm bunların sonucunda, tartışılmadan çok ani verildiği belli olan bir kararla tüm teşkilata resmi olmayan bir mesaj göndererek uzlaşılmaması yönünde yasal düzenlemeye uymama çağrısı yapılması hukuki açıdan çok sorunludur. Eğer uzlaşmanın kaldırılmasını istiyorsanız gündemdeki torba yasaya bir hüküm koyar bunu resmen kaldırırsınız


Değerli okurlar, ekonomim.com’da dün (24/06/2024) saat 14:09’da yayımlanan ve 16:23’te güncellenen haberi gördüğümde gerçekten çok şaşırdım ve üzüldüm.


Haberde, Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bağlı Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından 81 ile gönderilen çok kritik bir talimatla vergi cezalarında uzlaşma döneminin kapandığı bildiriliyordu.

Sonradan bu talimatın yazılı/resmi bir talimat olmadığı, üst düzey bir GİB yetkilisinin gönderdiği şahsi mesaj ile verildiği bilgisine ulaştım.

Söz konusu talimatta, uzlaşma konusu vergi ve ceza tutarlarının olduğu gibi mükellef ya da mükellef temsilcisine teklif edileceği, tutarlarda herhangi bir indirim yapılmayacağı ifade edilmekteydi.

24/06/2024 Pazartesinden itibaren tüm birimlerde yapılacak uzlaşmalarda bu yönlendirmeye uyulacağı ve uzlaşma yapacak tüm birimlere bu durumun bildirilmesi ve hassasiyetle eksiksiz riayet edilmesi gerektiği uyarısında bulunulmaktaydı.

Uzlaşma kaldırılmamalı!

Bu haber ve uygulama uzlaşmanın fiilen kaldırıldığı anlamına gelir.

GİB’in daha yeni (5 Haziran 2024’te) güncellediği Tarhiyat Öncesi ve Sonrası Uzlaşma Broşürlerinde ifade edildiği üzere uzlaşma, mükelleflerin ikmalen, re’sen ve idarece tarh edilen vergiler ve bunlara ilişkin kesilen vergi ziyaı cezaları ile 1/1/2024 tarihinden itibaren 23.000 Türk lirasını aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları konusunda yargı yoluna başvurmadan, vergi idaresi ile anlaşmak amacıyla başvurabilecekleri idari bir çözüm yoludur.

Yani vergide "uzlaşma" müessesesi, mükellef ile idare arasındaki anlaşmazlığın yargıya intikal etmeden idari aşamada çözülmesini sağlayan barışçıl bir düzenlemedir.


Bu uygulama geçmişte çok başarılı bir şekilde uygulanmış, ancak daha sonra basında çıkan, bazı mükellefler için uzlaşmada vergi ve cezaların sıfırlandığı yolundaki haberlerin de etkisiyle uygulama standart hale getirilmişti.

Özetle yazılı olmayan bu standarda (bazı meslek mensuplarının ifadesiyle tarifeye) göre, yaklaşık 10 yıldır uzlaşmalarda vergi aslında indirim yapılmamakta, cezalarda ise yüzde 80 indirim yapılmaktadır.

Bu uygulama uzlaşmanın fiilen kaldırıldığı şeklinde yorumlanmaktaydı. Üstelik İdarenin çok haklı olduğu net konularda bile yüzde 80 gibi çok yüksek bir indirim yapılması eleştirilmekte ve haklı olarak cezaların caydırıcılığını ortadan kaldırdığı ileri sürülmekteydi.

Düşünün, hatalı amortisman oranı uygulayana da bilmeden sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanana da aynı oranda (yüzde 80) indirim yapılmaktaydı.

Zaman zaman, geçmişte basında çıkmış bazı uzlaşma haberlerinin, yeni bir haber gibi yeniden yayımlanması da bürokratları etkilemekte, uzlaşmanın kaldırılması yönündeki görüşlerin çıkmasına neden olmaktaydı.

Bugünlerde yine benzer haberlerin çıktığını sosyal medyada gördüğümde, yine bir şey olacak, diye korkmuştum.

Zaten Mehmet Şimşek’in uzun zamandır uzlaşma müessesine inanmadığını, kaldırmak istediğini düşünüyorum.

Tüm bunların sonucunda, tartışılmadan çok ani verildiği belli olan bir kararla tüm teşkilata resmi olmayan bir mesaj göndererek uzlaşılmaması yönünde yasal düzenlemeye uymama çağrısı yapılması hukuki açıdan çok sorunludur.

Eğer uzlaşmanın kaldırılmasını istiyorsanız gündemdeki torba yasaya bir hüküm koyar bunu resmen kaldırırsınız. Yasa yayımlanıncaya kadar da uzlaşma daveti göndermeyerek fiilen uzlşama yapılmasını engellersiniz.

Seçilen yöntem hiç şık değil.

Ben bu görüşün bürokratlardan gelmiş olabileceğine ihtimal vermiyorum.

Bu talimatın sonuçları ne olabilir?

Öncelikle hatalı işlemleri için iyi niyetle uzlaşma talep eden mükelleflerin bu yasal haklarından yararlandırılmaması hatalı ve hukuken çok sorunludur.

Yeni koşullarla uzlaşmayan mükellef cezalarda indirim uygulamasından da yararlanmazsa çaresiz dava açmak zorunda kalacaktır. Bu durum da vergi davalarının inanılmaz şekilde artmasına neden olacak ve vergi yargısını kilitleyecektir.


Vergi cezalarında indirim uygulaması nedir?

Mükellefler veya vergi sorumluları adına düzenlenmiş olan vergi ziyaı cezası, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları ile uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda uzlaşılan cezanın belli bir oranda indirim yapılmak suretiyle kalan tutarın ödenmesine imkân sağlayan bir kolaylıktır.

Cezalarda indirim uygulamasından nasıl yararlanılır?

Cezalarda indirim uygulamasından;

İhbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde ilgili vergi dairesine başvurulması,

İkmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi veya vergi farkının ve indirimden kalan vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının vadesinde veya 6183 sayılı Tahsilat Kanununda belirtilen türden teminat gösterilerek vadesinin bitmesinden itibaren 3 ay içinde ödenmesi,

Uzlaşmanın vaki olması durumunda, üzerinde uzlaşılan vergi veya vergi farkının ve indirimden sonra kalan vergi cezalarının (vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının) belirlenen süreler içinde ödenmesi,

İhbarnamenin dava konusu yapılmamış olması, şartıyla yararlanılabilir.

Cezalarda indirim oranları nedir?

Vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının yarısı (yüzde 50),

Uzlaşmanın vaki olması durumunda, üzerinde uzlaşılan vergi veya vergi farkının tamamı ile vergi cezalarının yüzde 75’i ödeme süreleri içinde ödenirse üzerinde uzlaşılan cezanın yüzde 25'i.
Şu meşhur haberlerdeki indirimler doğru mu?

Basında çıkan haberlerde adı geçen tüm mükelleflere gerçekten belirtilen ve yüzde 100’e varan indirimlerin yapılıp yapılmadığını bilmiyorum. Ancak tanık olduğum birkaç olayda gerçekten çok yüksek indirimler yapıldığını gözlemledim. Bütün bu durumlarda yapılan tarhiyatlar gerçekten hatalı idi. Dönemin bürokratları bu hatayı görerek iyi niyetle çok yüksek oranlarda indirim yaparak sorunu çözme yoluna gitmişlerdir.

Bu durumlarda hatayı uzlaşmada indirim yaparak çözme yöntemini doğru bulmuyorum. Bence bu tür durumlarda pekâlâ olayın yeniden inceletilmesi düşünülebilir. Bu kanunen mümkün bir uygulamadır.

Diğer yandan, bu örneklerin tamamı yaklaşık 10-15 yıl öncesinin olaylarıdır. Bu uzlaşma sonuçlarının basına düşmesinden sonra yukarıda açıkladığım şekilde standart uzlaşma yöntemi ihdas edilerek mükellef haklı bile olsa yüksek indirimler yapma yolu kapatılmıştır.

Hâl böyle iken bu tür haberlerin ısıtılarak tekrar tekrar gündeme getirilmesini ve bu haberlerin uzlaşmanın kaldırılmasına gerekçe gösterilmesini (veya bunun ima edilmesini) doğru bulmuyorum.  

Erdoğan Sağlam