“Vergi artırmak” mı, “matrah artırmak” mı?

“Vergi artırmak” mı, “matrah artırmak” mı?
Vergi oranı artışının 2021 yılının ikinci çeyreği içerisinde, 2021 yılını kapsayacak şekilde gerçekleştirilecek olması yatırım, finansman, kaynak tahsisi veya kâr dağıtımı gibi planlamalarını cari vergi oranını dikkate alarak yapan firmaların mali pozisyonlarını negatif yönde etkileyecektir…

Oysaki ekonomik hayattaki en önemli ihtiyaçların başında “öngörülebilirlik” ve “hukuki güvenlik” gelir…

Ayrıca…

Mevcut pandemi döneminde kurumlar vergisi mükelleflerinin kârlılık oranlarında düşüş olduğu gözlemlenmektedir…

Yüksek vergi oranı, zaten durumda olan kurumların kırılganlıklarını pekiştirecektir…

Ve…

Artan küresel rekabet ortamında doğrudan yabancı sermaye yatırımının dikkate aldığı en önemli başlıklardan biri yatırım yapılacak ülkenin vergi yapısıdır..

Rakip ülkelere göre yüksek vergi oranı, yabancı yatırımları da olumsuz etkileyecektir.

Zaten…

2021 yılında önce binek otomobillerle ilgili gider kısıtlaması, sonrasında finansman gider kısıtlaması getirildi. Yıllara sari inşaat işlerinde hak ediş ödemeleri üzerinden alınan stopaj artırıldı…

Dolayısıyla kurum kazançları üzerindeki yük zaten artırılmıştı…

Ayrıca…

Döviz kuru ve faiz artışlarıyla birlikte düşünüldüğünde, kurumlar vergisindeki artış, beklenen faydayı sağlamayacağı gibi, şirketlerin durumunu sanılandan daha fazla olumsuz etkilemesi yüksek olasılıktır…

Vergi artırımı yerine…

Matrah artırımı imkânı getirilebilir…

Böylece, bütçedeki ek gelir ihtiyacı karşılanırken, şirketler üzerindeki baskı da daha sınırlı olur…

Matrah artırımı ile piyasada ki ciddi beklenti de karşılanmış olur…

Ve…

Kurumlar vergisinde gelir vergisine benzer şekilde artan oranlı bir vergi tarifesi uygulanmasına gidilebilir…

Bu sayede daha yüksek gelir elde eden şirketler daha fazla, düşük gelir elde şirketler nispeten daha az kurumlar vergisi öder…

Kurum kazancının daha fazla vergilendirilmesi yerine dağıtılan kurum kârlarından alınan şahsi gelir vergisine ilişkin bir düzenleme (örneğin stopaj oranının artırılması vb.) daha yerinde olacaktır…

Uzun vadede ise kurumlar vergisi mevzuatı sadeleştirilerek (indirim, istisna ve teşviklerin kapsamının daraltılması, sonuç/çıktı odaklı teşvik sistemlerinin inşası) verginin konusu dışında kalan alanlar daraltılabilir…

Buna karşılık vergi oranı %15 seviyesine düşürülerek yabancı sermaye girişi ve kurumsallaşma sürecine ivme kazandırılabilir…

Böylece yatırım ve istihdam artışına ve enflasyonla mücadele sürecine bu yolla destek verilebilir…

Ortak akılla ülkemiz için herkesin kazanacağı yollar bulmak elimizde…

Tezcan Karakuş
TÜGİK Yüksek İstişare Kurulu Genel Sekreteri