Olmayan defter ve belgelerin ibrazı istenebilir mi?

ABDULMENAF YAKUT Vergi Müfettişi

OLMAYAN DEFTER VE BELGELERİN İBRAZI İSTENEBİLİR Mİ?

ABDULMENAF YAKUT

Vergi Müfettişi


Devlet;

Vergi mükelleflerinin ülkenin herhangi bir yerinde gerçekleştirmiş olduğu vergiye tabi işlemler neticesinde hazine lehine doğan vergi alacağını sabitleyerek güvenceye almak maksadıyla;

Söz konusu işlemlerin, nitelikleri kanunla belirlenmiş fatura vb. belgelere bağlanmasını;

Düzenlenen bu belgelerin sonraki dönemlerde gerektiğinde İdarece geriye doğru izlenebilmesini sağlamak için de, yine yasada öngörülen defterlere usulüne uygun şekilde kaydedilmesini;

İster.

**

Öte yandan, bilindiği üzere;

Mükelleflerin, çalıştıkları faaliyet kollarına ve bu faaliyet kollarında gerçekleştirmiş oldukları iktisadi işlemlerin büyüklüğüne göre tutmak ve tasdik ettirmek durumunda oldukları defterlerle;

Alış ve satış işlemlerinde düzenlemek ya da kullanmak zorunda oldukları belgelerin ve bunların taşıması gereken özelliklerin neler olduğu;

213 s. Vergi Usul Kanununun ilgili maddelerinde ayrıntılı bir biçimde açıklanmıştır.

Ancak olayın bu yönünün detayına girmeyeceğiz.

Zira;

Söz konusu defter ve belgelerin tarh zaman aşımı süresi olan 5 yıl boyunca muhafaza edilip vergi inceleme elemanları başta olmak üzere, Kanunda sayılan diğer merci ve makamlardan gelen ibraz taleplerinin ne şekilde yerine getirileceği gibi saydığımız bütün bu hususlara, Vergi Usul Kanununun ilgili maddelerinde gayet açık bir biçimde yer verilmiştir.

Bu nedenle bunları burada tekrarlamanın lüzumu yok.

Neye değineceğiz peki?

Bu yazıda üzerinde durmak istediğimiz husus;

İlgili yasa maddeleri uyarınca tutulması ve öngörülen 5 yıllık süre boyunca muhafaza edilerek yetkililerce istendiğinde ibraz edilmesi gereken söz konusu yasal defter ve belgelerin ilgili mükelleflerce yasal süre içerisinde talepte bulunan mercilere kısmen ve/veya tamamen ibraz edilmemesi durumunda gündeme gelecek olan müeyyidelerin neler olduğu meselesidir.

Bu arada öncelikle şu hususu da belirtmek gerekir ki;

İnceleme elemanları ve Kanunda sayılan yetkili diğer kişi ve makamlar;

Sadece, mükelleflerin tuttukları yahut düzenleyip, noter ve matbaacı kayıtları gibi bilgilerle kullandıkları anlaşılabilen defter ve belgelerin ibrazını isteyebilirler;

Ve..

Yalnızca, varlığı bu şekilde tespit edilebilen defter ve belgelerin ibraz edilmediği gerekçesiyle, bunları ibraz etmeyenler hakkında birtakım müeyyidelerde bulunabilirler.

**

Misal, defter ve/veya belgelerin ibraz edilmemesi VUK/359. maddesinin (a-2) bendine göregizleme suçunu oluşturuyor.

Ancak,

İnceleme elemanı, mükellefin belge bastırdığına ya da defter tuttuğuna dair, tarh dosyası tetkiki dahil herhangi bir biçimde tespit edemediyse eğer, mükellefi gizleme suçunu işlemekle itham edip hakkında suç duyurusunda bulunulmasını isteyemez.

Kısacası, sadece varlığı tespit edilebilen defter ve belgelerin ibrazı istenebilir ve yalnızca söz konusu belgelerin ibraz edilmediği gerekçesiyle yaptırım uygulama yoluna gidilebilir.

Bu bağlamda örneğin;

Defter tasdik ettirdiğine yönelik herhangi bir bilgi edinilemeyen bir mükellefin, ilgili dönemlere ait vergi beyanlarından yahut yine kendisine ait Ba-Bs gibi bildirimlerden, belge bastırdığına ya da gider faturası kullandığına dair malumata ulaşılabilmesi durumlarda; mükelleften, mevcudiyeti ispatlanamayan defterlerin değil, yalnızca varlığı bir şekilde tespit edilebilen hasılat ve/veya gider belgelerinin ibrazı istenebilir.

Tekrar edecek olursak;

Tasdike tabi defterlerini tasdik ettirmeyen ya da hiç defter tutmayan mükelleflerin..

Bastırdıkları tespit edilen belgelerle kullanmış oldukları masraf faturalarının ibrazı istenebilir.

İbraz etmezlerse şayet, o zaman da;

a-) Söz konusu belgeleri ibraz etmemekten dolayı, VUK/359. maddenin (a-2) bendi kapsamında haklarında yetkili cumhuriyet başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulur.

b-) Bu kişiler hakkında yine, aynı Kanunun 30. maddesine göre, ilgili dönem gelir/kurumlar, geçici ve KDV gibi tüm vergi matrahlarının resen takdir usulüyle belirlenmesi yoluna gidilir ve adlarına, 352. maddesinde öngörülen usulsüzlük cezaları kesilir.

c-) Ayrıca, KDV Kanununun 29/3 maddesi uyarınca; defteri ibraz edilmeyen, hiç tutulmayan ya da ibraz edilmiş olup da tasdiksiz ya da boş olduğu tespit edilen defterin ilgili olduğu yıla ait indirilmiş tüm KDV’ler reddedilir.

**

Hiç defter tutmamış,

Tuttukları defterleri tasdik ettirmemiş,

Belge bastırdıklarına dair herhangi bir matbaa kaydına da rastlanılmamış olan mükelleflerle ilgili olarak yapılan inceleme neticesinde;

Gerek kendi verdikleri gerekse başkalarının kendileriyle ilgili olarak vermiş olduğu Ba-Bs bildirimlerinden ve kendilerine ait KDV ve gelir veya kurumlar vergisi gibi beyannamelerden veyahut bunların ekindeki mali tablolardan..

Söz konusu mükelleflerin ilgili dönemde hiçbir gelir ve gider kaydı ve/veya beyanlarının bulunmadığının anlaşılması durumunda;

İbraz etmeleri gereken herhangi bir yasal defterle hasılat ve gider belgesi bulunmayan bu gibi mükellefler hakkında, ‘gizleme’ suçunu işledikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulamaz.

**

Varlığı noter veya matbaa kaydı gibi harici kayıtlarla yahut mükelleflerce ilgili dönemlerde gerçekleştirilen beyan ve bildirim gibi vergi uygulamalarından (herhangi bir biçimde) tespit edilebilen yasal her türlü defter ve belgelerin ibrazı şart olduğundan; ibraz ödevini yerine getirmeyen kişiler hakkında yukarıda saydığımız işlemlerin tatbiki yoluna gidileceği unutulmamalıdır.

Abdulmenaf Yakut

Vergi Müfettişi

info@muhasebedr.com